16 MM & 35 MM & VIDEO KAMERALAR

NEREDESİN FİRUZE

NEREDESİN FİRUZE
Yöneten; EZOP

Senaryo; Levent Kazak

Yapım: İFR

Yönetici Yapımcılar; Ufuk Ahıska (İfr), Ezel Akay (İfr), Aslı Kocakaya Oflaz (Cinemedia)

Yapımcı; Ezel Akay, Yonca Ertürk Canikligil

Görüntü Yönetmeni; Hayk Kirakosyan (RSC)

Kamera ekipmanı; Arriflex 535B ve Zeiss Ultra Prime objektif seti (Lokomotif)

Oyuncular; Haluk Bilginer, Özcan Deniz, Demet Akbağ, Cem Özer, Şebnem Dönmez, Ruhi Sarı, Ragıp Savaş

Çekim tarihleri: 4 Ağustos - 28 Eylül 2003







NEREDESİN FİRUZE

Bir İFR-Cinemedya ortak yapımı olan ve yönetmenliğini EZOP'un yaptığı NEREDESİN FİRUZE'nin, özgün hikayesi Özcan Deniz'e, senaryosu Levent Kazak'a ait. Başrollerini Haluk Bilginer, Özcan Deniz, Demet Akbağ, Cem Özer, Şebnem Dönmez, Ruhi Sarı ve Ragıp Savaş'ın paylaştığı filmde, bu isimlerin yanısıra sinema ve müzik dünyasından pek çok ünlü isim de yer alıyor.

Ağustos 2003 tarihinde başlayan film çekimleri 8 hafta sürdü. Çekimler için; Perpa Ticaret Merkezi, Grand Cevahir Hotel, Emirgan Korusu Beyaz Köşk, İstanbul sanat Merkezi, Beyoğlu Klup Cambaz, Malibor Pavyon gibi çok çeşitli mekanlar kullanıldı.

Neredesin Firuze, Şubat 2004'de Türkiye ve Almanya'da gösterime girecektir.







FİLMİN ÖYKÜSÜ

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İstanbul Plakçılar Çarşısında borçlu olmadıkları kimse kalmadığı gibi, kaldıkları salaş otelden bile atılmak üzeredirler. Hayri sorumsuz ve çapkın gece hayatı sebebiyle karısı tarafından eve alınmamaktadır. Yıldız adayı Melih'e yaptıkları kasetler satmayınca Melih de şarkıcı olan sevgilisi ile memleketine geri dönme kararı almıştır. Zaten bu ilişkiden dolayı mimlenen Melih'in gazinocular kralı olan Tayyar tarafından sahneye çıkması da engellenmektedir. Hayri ve Orhan bunun üzerine Ahmet isimli saf, hevesli ve "tenorların kralı" olduğunu iddia eden bir genç ile şanslarını denemeye karar verirler. Fakat işler umdukları gibi gitmez ve Ahmet çaldırdığı altyapıyı söylemeyi beceremeyince son darbeyi de yemiş olurlar. Alacaklılar, hacze gelen avukatlar, vadesi gelen çek ve senetler kaşısında bunalan Hayri ve Orhan, Sansar isimli menajerin "genç yetenek" diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır.

Şarkıcı olmak düşüncesine saplantılı bir şekilde bağlı olan Ferhat, Hayri'nin kaset teklifini düşünmeden kabul eder, eşyalarını toplar ve soluğu İstanbul'da alır.

Zaman sınırlı olduğundan, Ferhat geldiğinin ertesi sabahı stüdyoya girer ve altyapıyı mükemmel olarak seslendirir. Fakat sorunlar bununla bitmemektedir. Kasetleri basacak olan Osman'a, dağıtımını yapacak olan İbrahim'e büyük miktarlarda borç takılmıştır. Üstelik kasetin tanıtımını yapacak para dahi yoktur. Bulundukları zor durumdan çıkmak için harıl harıl çözüm yolları düşünürken, Ferhat da sokaktaki billboard'da resmini görüp "tutulduğu" güzel manken Melek'in duvarına astığı resmine bakarak hayaller kurmaktadır.

Ferhat'ın Almanya'dan gelirken getirdiği bir miktar parayla gazeteye ilan verilir ve afişler basılır ama kaset hala basılamamıştır. Tam bu sırada Hayri ve Orhan'ın arkadaşı olan, set işçisi Seyfi'nin girişimiyle Ferhat'ın televizyondan canlı yayınlanan bir programa katılması ayarlanır. Ferhat televizyon çekimleri sırasında, Melek'i görür ve duyguları daha da yoğunlaşır. Canlı yayında söylediği şarkıyla da hem stüdyodakileri, hem de ekran başındakileri büyüler.

Ertesi gün ofise Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama herşeyden önce "imaj"larını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa… Banka, emlakçı, butik gibi yerlerle kısa görüşmeler yapar, çeşitli talimatlar verir ve tekrar görüşmek üzere ayrılır.

Birdenbire kara bulutlar dağılmış, istedikleri fırsat ayaklarına gelmiştir. Firuze ayrıldıktan sonra herkes hayaller kurar. Artık amaç sadece kaseti çıkarmak değil, köşeyi dönmek ve hayatları boyunca düşledikleri şeyleri gerçekleştirmektir. Bu heyecenla tekrar kollar sıvanır ve çalışmaya başlanır.

Sonra Firuze ile biraraya gelinir ve yeniliklerden bahsedilir, geleceğe dair projeler konuşulur, umutlar tazelenir. Buluşmanın sonunda Firuze bazı şahsi işleri dolayısıyla yurt dışında olacağını söyler, ancak konuştukları şekilde çalışmaya devam etmelerini tembihler.

Ertesi gün alacaklıları kaldıkları oteli bastığında imdatlarına yetişen yine Firuze olur. Ödeme sözleri verilir, Firuze ve Ferhat romantik anlar yaşarlar. Fakat Firuze yine ortadan kaybolmuştur. Kendilerinde Firuze'ye ait herhangi bir telefon numarası olmadığından, yanlarındayken konuştuğu bankaya ve butiğe giderek Firuze'ye ulaşmaya çalışırlar. Ancak banka ve butiktekiler böyle bir şahsı tanımadıklarını söylerler.

Birden tüm hayalleri yıkılan Hayri, Orhan ve Ferhat başladıkları yere tekrar dönmüş olurlar: Kaset hala çıkmamıştır, borçlar olduğu gibi durmaktadır. Ferhat hala Melek ile konuşmayı başaramamış, Firuze de ortadan kaybolmuştur.

Birlikte gazinocular kralı Tayyar'ın evine giderek iş istemeye karar verirler. Tayyar hem Ferhat'ın sesini beğendiğinden, hem de durumlarına acıdığından oğlunun düğününde bir program yapmalarına razı olur.

Düğünde Ferhat dışında herkesin keyfi yerindedir. Çünkü bu Melek'in düğünüdür ve Ferhat sevdiği kızın başkasıyla evlenmesini kabullenememektedir. Sahneye Melih'i de çıkarır, şarkısını söyler. Bu sırada paralarını almaya giden Hayri ve Orhan paranın alacaklılar tarafından paylaşıldığını görünce bir kez daha yıkılırlar. Bunu gören Tayyar çıldırır ve sahne yasağı koyduğu Melih'i sahneden zorla indirmek için harekete geçer. Ortalık karışır, arbede, itiş kakış içinde hepsi kapı dışarı edilirler.

Ferhat, daha önceden Firuze'nin bahsettiği emlakçıya gider. Firuze'nin yaşadığı yeri bulur. Firuze'yle ilgili gerçeği öğrenir ve yıkılır.

Ümitler tükenmiş, yapılacak birşey kalmamıştır. Toplu olarak intihar etmeye karar verirler.







FİLM HAKKINDA YÖNETMENİN SÖYLEDİKLERİ

Bir oyunculuk sirki!

Bu film gerçek, yakın tarihte yaşanmış çeşitli hikayelerden yola çıkılarak yazıldı. Tipler ve temel olaylar benzese de gerçek kişilerden uzaklaşılıp bir şehir masalına dönüşmesi için çalışıldı.

Aslında yapmak istedigimiz,Unkapanı manifaturacılar çarşısı, müzik yapımcıları bölümüyle (Filmdeki adıyla: PLAKÇILAR ÇARŞISI) temsil edilen Türk popüler müzik dünyasını, ya da Türkiye eglence sektörünü, bu ülkede yaşayanların tanıdığı ve insanlık macerasının minik bir bölümü sayılabilecek bir "örnek dünya" olarak göstermektir. Konu ve karekterler yüzünden kafamız komediye çalıştı daha çok. Ama Firuze tipiyle bu dünyaya bıçak gibi giren bir kişilik sayesinde yaşanılan komedinin kanayan yanı da biraz görünüyor.

Senaryoda jenerikten sonra başlayan olaylar 9 gün içinde gelişip bitiyor. Bunaltıcı ve komik bir yarışma filmi. Bu dokuz gün, ünlü olmak için son derece dandik bir ses yarışmasına katılan genç şarkıcı-müzisyen adayları tarafından söylenen şarkılarla bölünüyor. Bu şarkıları biraz teatral bir ödünç almayla, birer episod başlığı olarak anlayabiliriz.

Yönetmenin arzusu, Türk popüler müzik tarihinden alınmış bu sarkıların hoş ve manidar örneklerini yeniden düzenleyip kullanmak. Ayrıca İPÇ koridorlarından her geçişte müzikal bir kakafoni de bize eşlik edecek. Bunun dışında ana karakterlerimizden Ferhat'ın TV stüdyosunda söyleyeceği bir parça ile Melih'le birlikte düğünde söylenen bir başka parça dışında iki yeni bir beste daha var! Yine de her yeri müzikle, ilginç şarkılarla dolu bir film.

Aslında bu türden, "Türk Eğlence Dünyası " konulu filmlerde olduğundan daha farklı bir estetik filme hakim durumda. Tüm erkek kostümlerinin turuncu-kırmızı tonlarında seçilmesi, dekor ve sanat yönetiminde olana benzeyen ama olmayan bir dünyanın yaratılmış olması şarkıların anlatıcılığı, aslında kirli ve itici yanları olan bu dünyayı, çok masalsı ve sevimli kılacak.

Yönetmen, filminin aksiyon ve espri ritmi oldukça yüksek, zaman zaman bu masalsı anlatımın kendini hissettirdiği, sahici ama realist olmayan bir havası olsun istiyor. Eh, bir de alttan alta, elinde tuttuğu, hafiften aşık olduğu karakterlerle eğlenebilir ve yine ikinci ve gizli bir alt metinle eğlence dünyasının sakil ve karanlık tarafıyla "gırgır" geçebilirse memnun olacak... Ama çook gülelim ve filmden çıkınca da filmi unutmayalım ona yeter!

EZOP









NEREDESİN FİRUZE'NİN KAHRAMANLARINDAN NOTLAR

LEVENT KAZAK (senarist) : "Özcan Deniz'in anlattığı bir hikaye vardı, ondan yola çıktım. Özcan Deniz'in hayatının hikayesi değil bu. 9 günde geçen bir hikaye sadece. Karakterleri değiştirdik, bir masal yarattık, gerçeğin birebir aynısı değil. Gerçekler gerçekten enteresan değildir çünkü. Özcan Deniz'in anlattıkları üzerinde önemli gördüğüm bir noktayı, Firuze hikayesini cımbızla çekip aldım ve onun üzerine kurdum tüm öyküyü. Firuze'yi canlandıran Demet Akbağ inanılmaz bir oyuncu. Sette monitörden çekimleri izliyordum. Demet Akbağ'ın bölümlerinde ağzım açık kaldı. "Kim yazmış bu replikleri?" dedim. Açtım, baktım, benim yazdığım cümleler, ama bu kadar mı güzel söylenebilir! Her yazara böyle bir mutluluk nasip olsun!.."



HALUK BİLGİNER (hayri) : " Senaryoyu çok beğendim. Çok iyi iş yaptık; tarzı olan bir film çıktı ortaya. Sanırım seyirci de benimle aynı fikirleri paylaşacak…"



ÖZCAN DENİZ (ferhat) : "Firuze benim 5 yıllık hayalim. Ve Firuze'nin kastı 5 yıldan beri hep buydu., hiç değişmedi. Ezel akay bambaşka bir dünyanın içinde başarılı bir iş çıkartıp bizi şaşırttığı için tebrik ediyorum. Artık Türkiye'nin bir "kült" filmi var…



DEMET AKBAĞ (firuze) : "İyi ki yapmışım dediğim işlerden biri oldu bu film. Firuze rolünü kabul etmeyip ya da edemeyip bir seyirci olarak seyretmeye gitseydim sanırım çok üzülürdüm. Ezel Akay ve tüm oyuncu kadrosu ile müthiş bir uyum içinde çalıştık. Bu filme emeği geçen herkese çok teşekkürler."



CEM ÖZER (orhan) : "Mahallede arkadaşlar toplanmışız da "plakçı"cılık oynuyormuşuz sandım. Filmin kaba montajını seyrettiğimde kim bizi kameraya aldı duygusunu yaşadım. Ayrıca Ezel Akay'ın eli çok hafif hiç acımadı. Ellerine sağlık Ezel, nihayet film gibi bir film izleyeceğim."



ŞEBNEM DÖNMEZ (melek) : "Firuze filmi senaryosu, gökkuşağı renkleri ve ilginç oyunculuk gösterileri ile uzun süre hafızalardan silinmeyecek.. Benim için unutulmaz bir deneyimdi. Şansı bol olsun!.."



RAGIP SAVAŞ (melih seskır) : Benim için yaşanabilecek en güzel duyguların yaşandığı bir proje oldu. İyi ki vardım iyi ki oynadım. Bu filmin Türk sinemasının unutulmazlarından olacağına inanıyorum. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, sevgiler…



RUHİ SARI (seyfi ) : "Neredesin Firuze…" hüzünlü isminin ardında son derece eğlenceli, renkli, tiraji-komik Ezel Akay'ın düş yolculuğunun canlı karakterleriydik. Her zamanki hayramlığımla ve her tavrından çok şey öğrendiğim Haluk Bilginer, setten sete koşan nerdesin Demet dedirten sevgili Demet Akbağ, sesinin olgunluğunu tavrına da taşıyabilen Özcan Deniz, dostluğunu her an hissettiğim Ragıp Savaş ve oyuncu Cem Özer'le birarada olmak en az film kadar keyifliydi. Bu keyfi bize sunan bütün teknik ekibe; sanattan ışığa, setten makyaja kadar performanslarını üst düzeye taşıyan Ezel Akay'la çalışmak benim için son derece mutluluk vericiydi. Ona ve tüm ekibine sonsuz teşekkürler. Sanırım hep birlikte iy bir film çektik. Bu serüvenin keyfini seyircinin de tatmasına az kaldı. Filmlerin çoğalarak artsın, keyfin daim olsun yönetmenim!







YAPIM NOTLARI

Film, 5 ağustos 28 eylül 2003 arasında 46 çekim günüyle tamamlandı.

Ana oyuncu kadrosu 25 kişi.

Yardımcı oyuncular 80 kişi.

Figürasyon 1500 kişi.

Çekim ekibi 95 kişi.

50.000 metre yani 410 kutu film kullanıldı.

20 mekan film için yeniden düzenlenip, dekor kuruldu.

Dekorlar için 2 ton boya kullanıldı.

Plakçılar Çarşısını yaratmak için 100 adet dekor-uyarlama afiş ve tabela üretildi.

Filmin büyük mekanlı sahnelerinde steadicam, teleskopik crane ve çok çeşitli vinçler kamera taşıtı olarak kullanıldı.

Düğün sahnesi için helyumla şişirilen dev balon ışıklar kullanıldı.

125 adet özel tasarım olmak üzere 1100 adet kostüm kullanıldı.

70 adet ayakkabı özel derilerle diktirildi.

90 parça takı tasarlandı ve yaptırıldı.

Düğün sahnesi için 2 metre genişliğinde 16 metre uzunluğunda bir İstanbul Pastası tasarlandı. Üzerinde İstanbul'un temsil eden 18 özel yapının bulunduğu bu özel pastanın yapımı ve pasta savaşı sahnesi için 200 kutu traş köpüğü ve krema kullanıldı.





KOSTÜM ÜZERİNE NOTLAR/ NAZ ERAYDA

"Yönetmen, "kırmızı" bir film yapmak istediğini söyledi. Kalabalıklar ise gri olacaktı.

Bütün karakterleri gruplara ayırdım:

Melekler: Beyaz ve gri

Gerçek eğlence dünyasından olan karakterler: Siyah

Senaryodaki rolü gereği eğlence dünyasına ait olanlar: Siyah, beyaz ve kahverengi dışındaki tüm renkler.

Bu karakterlerin yakınında/etrafında olan diğer karakterler: Siyah, beyaz ve kahverengi dışında bir renk ve gri.

Bütün bunların dışındakiler: Gri





Her tarafı ve herkesi "kırmızı"ya boyamaktansa, "kırmızı"yı yalnızca "seçilmiş" yerlerde kullanmayı ve onu ortaya çıkarıp güçlendirecek diğer renklere konsantre olmayı tercih ettim.

Ana ve yan öykülerin analizi, yönetmenin anlattığı öyküye ve karakterlere nasıl yaklaştığı, yani bildiğimiz klasik dramaturjinin soruları önemini hâlâ koruyor. Çünkü figüranından başrollerine, giydirdiğiniz her giysi, filmin sinema dilini biçimlendiren öğelerden biri haline geliyor. Ve filme yerleştirdiğiniz her şey, öykünün doğru ve etkili bir şekilde algılanmasına katkıda bulunmalı. Üzerinde sessiz bir anlaşma yapılmış, defalarca kullanılmış, sınanmış, seyircinin kolaylıkla kabullendiği göstergelerin yanında; bildik bazı öğeleri alışılmışın dışında kullanarak seyirciyi şaşırtmayı, yeni algılama biçimleri üretmeyi seviyorum.

Önemli olan oyuncunun üzerindeki giysinin rengi değil. O rengin, filmin belli bir ânında başka bir oyuncunun çıkarttığı bir sesle birleştiğinde ürettiği anlam. Veya ışıkla buluştuğunda taşıdığı duygu. Veya aksiyon düzeniyle yarattığı çelişki…"







TAKILAR ÜZERİNE NOTLAR/ ÇAĞLA - EREN AKAY

"Her şey Ezel'in bu filmin aynı zamanda bir "takı" filmi olmasını istemesiyle başladı. Zaten ona göre Neredesin Firuze bir "aynı zamanda"lar bütünü… Bu, aynı zamanda bir kostüm filmi, bir dekor filmi, bir atmosfer filmi, bir oyunculuk sirki vs.dir. Sonra anladık ki; filmde yer alacak takılar karakterlerle örtüşen ve filmin görselliğini zenginleştiren ögeler olmanın yanında, yönetmenin "takıntıları"na uygun biçimde, orijinal parçalar da olmalıydılar. Bu kapsamda özgürdük ve yapmak zorundaydık.

Ön plandaki karakterlere epey özendik. Kimine çarpıcı, kimine kinayeli, alengirli semboller bulduk. Kim sinik, kim sinsi, kim dürzü, kim uğraşmaya değmez?…

Tasarlaması çok zevkliydi de mübarekler yap yap bitmedi. Çemberlitaşta Ağustos sıcağında atölyelerde üç kilo gümüş işlendi. Adam başı bir o kadar da ter atıldı. Beyazıt'ta,Tahtakale'de malzeme peşinde taban tepildi. Sonunda baktık ki bu prodüksiyonun asıl zorluğu; altın ticareti yapılan bir sektörde, ticaret amacı taşımayan bir kreasyon üretmeye çalışmakmış. Bunu da öğrendik. Tasarımlar Çağla Akay ve Eren Akay 'a ait. Üretim Asır Kuyumculuğun sağladığı olanaklarla Ali …. Usta ve Asır Kuyumculuk ekibi tarafından gerçekleştirildi."







MÜZİK ÜZERİNE NOTLAR/ SUNAY ÖZGÜR-TANJU EREN-ENDER AKAY-GÜRKAN KURTKAYA

"Müzisyen olarak pek de tanımadığımız bir müzik dünyasına ait bir filme müzik yapmak önerildiğinde hem heyecanlandık hem de korktuk. Ezel Akay; 'Siz yapacaksınız' dedi. Başka bir seçeneğimiz yoktu çünkü gönülden bağlı olduğumuz ve yeteneklerine saygı duyduğumuz bir kişiydi. Bir sürü şarkıyı alıp 'bizim' gibi yapmamız gerektiğinde tek bir yol bulabildik; bozmak ! Önce bozduk sonra yeniden yapmaya çalıştık. Olaylar ilerledikçe bir de baktık ki iş yapma sırasında tanıştığımız kişiler (ses sanatçıları, aktörler, yapımcılar vs. ) ile bir arada olmak en büyük kazançlardan biri. Film için iki tane yeni şarkı, bir de uzun score bestelendi. Sonuncusunu filmden herkes Firuze'ye şarkılar söylediğine göre, Firuze'nin de herkese şarkı söylemesi gerekmez mi, diyerek bu bakışla yaptık. Diğer şarkılar ise herkesin ya bildiği yada bir yerlerden hatırladığı şarkılar. Tabii biraz ters yüz olmuş durumdalar. Ancak biz kendimizi en azından bir konuda başarılı görüyoruz, o da deforma etmek. Güzel olmuştur inşallah…"







FİLM MÜZİĞİ

Neredesin Firuze'nin Kalan Müzik tarafından yapılacak olan soundtrack albümünde 4 tanesi film için yeni bestelenmiş şarkı olmak üzere 18 adet şarkı bulunacak. Diğer 14 şarkı türk pop müzik tarihinin en bilinen parçalarından seçildi. Filmdeki müziklerden bazıları şunlar:

Parça & Yorumlayan Arabesk Senfoni (özgün beste)

Mavi Maviydi Gökyüzü (özgün beste): Özcan Deniz

Bir Adın Kalmalı (özgün beste): Özcan Deniz ve Ragıp Savaş

Ahirim Sensin (düzenleme): Özcan Deniz

Ya Evde Yoksan (düzenleme): Haluk Bilginer- Özcan Deniz- Ragıp Savaş- Cem Özer- Ruhi Sarı

Çizdim (düzenleme: Ata Demirer

Tavla (düzenleme): Ata Demirer

Maskeli Balo (düzenleme): Ata Demirer

Yalnızım Dostlar (düzenleme): Ragıp Savaş ve Janset

Sensiz Olmaz (düzenleme): Müslüm Gürses

Kara Sevda (düzenleme): Özlem Tekin

İnleyen Nağmeler (düzenleme): Erol Büyükburç

Gaip Yol (düzenleme): Burcu Güneş

Sabır (düzenleme): Ciguli

Aynı Cemin Bülbülüyüm (düzenleme): Işın Karaca

Erkekler de Yanar (düzenleme): Emre Altuğ

Turkey Turkey I love You (düzenleme): Bulutsuzluk Özlemi







OYUNCU LİSTESİ

Ana Roller

HAYRİ: HALUK BİLGİNER

FERHAT: ÖZCAN DENİZ

FİRUZE: DEMET AKBAĞ

ORHAN: CEM ÖZER

SEYFİ: RUHİ SARI

MELİH: RAGIP SAVAŞ



MELEK: ŞEBNEM DÖNMEZ

İBRAHİM: UĞUR ULUDAĞ

SİBEL: JANSET

NEVAL: GÜNER OZKUL

AYŞEN: AHU TÜRKPENÇE

OSMAN: KEMAL GÖKHAN GÜRSES

KÜRŞAT: RIZA SÖNMEZ

SANSAR: ZEYNEP ERONAT





MİSAFİR OYUNCULAR (Alfabetik)

Doktor: Ahmet Saraçoğlu

Ahmet: Bayram Ata Demirer

Tayyar: Bora Ayanoğlu

Show Sunucusu: Çiğdem Tunç

Araba Hırsızı: Derviş Zaim

Sunucu/Simokin Farkut: Erol Büyükburç

Süreyya: Esin Afşar

Emre Menekşe: Fatih Ürek

Tombul: Gamze Gözalan

Hoca: Hamdi Alkan

Kahtalı Berber: Semir Aslanyürek

Alev: Songül Ülkü

Komik tiyatrocu: Tuncay Akça

Muhabir: Ümit Çırak

Kel: Vural Bingöl

Umut Müzik Mal sahibi: Yıldırım Öcek





DİĞER OYUNCULARDAN

ENDER: ALTAY ÖZBEK

İBRAHİM'İN 2. AYISI: KORAY ŞAHİNBAŞ

İBRAHİM'İN 1. AYISI: BURHAN KOCATAŞ

PİSLİK 1: AYBERK PEKCAN

PİSLİK 2: MUSTAFA ÜSTÜNDAĞ

STÜDYO SAHİBİ: FARUK KARAÇAY

TATU: MURAT AKKOYUNLU









(25.01.2004)