16 MM & 35 MM & VIDEO KAMERALAR

BEKLEME ODASI

BEKLEME ODASI
Senaryo, Görüntü Yönetmeni, Kurgu ve Yönetmen: Zeki Demirkubuz

Oyuncu: Zeki Demirkubuz, Nurhayat Kavrak

Kamera: Arriflex 535A, Moviecam Superamerica (Lokomotif)

Kamera Asistanları: Serkan Güler, Engin Özkaya

Çekim tarihleri: 28 Mayıs - 14 Haziran 2003





'C Blok', 'Masumiyet', 'Üçüncü Sayfa', 'Yazgı', 'İtiraf' gibi hepsi sarsıcı ve de önemli filmlere imza atan Demirkubuz, yakında Dostoyevski'nin 'Suç ve Ceza'sını filme çekmeye çalışan bir yönetmenin hikâyesini anlattığı 'Bekleme Odası'yla karşımıza gelecek. Her filminin bir karesinde mutlaka görünen yönetmen, bu kez oyuncu işini de aile içinde çözdü. Filmde rol alacak oyuncularla ilgili son anda bazı problemler çıkınca Demirkubuz, eşi Nurhayat Kavrak'la birlikte başrole soyundu. Kendilerine Nilüfer Açıkalın, Serdar Orçin ve Ufuk Bayraktar eşlik ediyor. Zorunluluktan başrole soyundular ama Demirkubuz, ayıptır söylemesi hem kendi, hem de Kavrak'ın performansından memnun. Nurhayat Kavrak zaten kameraya alışkın biri. Vaktiyle NTV'de hava durumu, atv'de ise haber spikerliği yapan Kavrak'ın çeşitli televizyon dizilerinde rol almışlığı var.

Dostoyevski'nin, Zeki Demirkubuz'un en sevdiği yazar olduğu biliniyor ama filmden önce ondan bir Dostoyevski kitabı beklediğimizi de burada itiraf edelim. Zira iki yıl önce kendisinden İletişim Yayımları'nın yeniden bastığı 'Suç ve Ceza'yı yazmasını istemiştik. Bu teklifimizi seve seve kabul etmişti. Bir süre sonra bizi arayarak yazıya başladığını, ancak işin içinden çıkamadığını, yazının uzun olduğunu, bir türlü gazetede yayınlanacak kısalığa getiremediğini söylemişti. "Sizin yazıyı bağlayamadım ama yakında bir Dostoyevski kitabıyla karşınıza gelirsem şaşmayın" diye de eklemişti.

Filmin öyküsüne gelince... Başkalarına göre idealist ve ilkeleri için yaşayan ama kendisine göre inançsız, kibirli bir insan olan yönetmen Ahmet, Dostoyevski'nin 'Suç ve Ceza'sını filme çekmek istemektedir. Ancak çekeceği filme, sevgilisi Serap ve yaşadığı hayata karşı nedensiz bir kayıtsızlık içindedir. Kendini evine kapatmış adeta bir yabancı gibi yaşamaktadır.

Serap, Ahmet'in bu ruh halini, hayatında başka bir kadın olduğuna yorar. Sancılı bir sorgu gecesinden sonra Ahmet sıkılıp, hayatında biri olduğu yalanını söyleyince Serap evi terk eder. Bunlar olurken asistanı Elif bir taraftan filmin hazırlık çalışmalarını sürdürmekte ve romanın kahramanı Roskolnikof'u oynayacak kişiyi aramaktadır. Fakat Ahmet, deneme çekimlerine katılanların hiçbirini beğenmez. Sonunda evine girerken yakaladığı ama polise teslim etmeden bıraktığı genç hırsızı oynatmaya karar verir. Ancak hırsızı nasıl bulacağını bilmemektedir...

Film yapma sürecinin en az filmde anlatılan ölçüde güçlü insanlık durumları, kuşkular, sorular barındırdığını fark ettiğini belirten Demirkubuz, "İlk kez 'Üçüncü Sayfa' filminin ardından aklıma gelen bu fikir, 'Yazgı'nın ardından bir düşünce haline geldi. Öfkelerimden, duygularımdan arınmam ve yaşanmış olmasının öznelliğinden kurtulabilmem için iki yıl daha geçmesi gerekti. Ve sonuçta en azından bunların başarıldığına emin olduğum, hiçbir biyografik ya da kişisel özellik taşımayan mesafeli bir film ortaya çıktı" diyor.